Atatürk Köşesi
Atatürk'ün Eğitim ile İlgili Sözleri
Bir millet irfan ordusuna sahip olmadıkça, muharebe meydanlarında ne kadar parlak
zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuna
bağlıdır. (1923)
Cahillik yok edilmedikçe, yerimizdeyiz... Yerinde duran bir şey ise geriye gidiyor,
demektir. Bir taraftan genel olan cahilliği yok etmeye çalışmakla beraber, diğer
taraftan toplumsal yaşamda bizzat faal ve faydalı, verimli elemanlar yetiştirmek
lazımdır. Bu da ilk ve orta öğretimin uygulamalı bir şekilde olmasıyla mümkündür.
Ancak bu sayede toplumlar iş adamlarına, sanatkarlarına sahip olur. Elbette milli
dehamızı geliştirmek, hislerimizi layık olduğu dereceye çıkarmak için yüksek meslek
sahiplerini de yetiştireceğiz. Çocuklarımızı da ayni öğretim derecelerinden geçirerek
yetiştireceğiz. (1922)
Gelecek için yetiştirilen vatan çocuklarına, hiçbir güçlük karşısında baş eğmeyerek
tam sabır ve dayanıklılık ile çalışmalarını ve öğrenimdeki çocuklarımızın anne
ve babalarına da yavrularının öğrenimlerini tamamlaması için her fedakarlığı göze
almaktan çekinmemelerini tavsiye ederim. Büyük tehlikeler önünde, uyanan milletlerin
kararlarında ne kadar ısrarlı olduklarını tarih doğrulamaktadır. Silahı ile olduğu
gibi kafasıyla da mücadele mecburiyetinde olan milletimizin, birincisinde gösterdiği
kudreti ikincisinde de göstereceğine asla şüphem yoktur. (1921)
Milli Eğitimin gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete
ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri
başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri
aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları
ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir. (1923)
Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın
öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarılarınızla pekiştirilecektir.
Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı
hür, irfanı hür” nesiller ister. (1924)